Bizim Sinema Sektörümüz Üzerine

Bizim sinema sektörümüz üzerine biraz fikir belirtmek istiyorum. Bilirsiniz bu konuda emekleme aşamasında olduğumuzu. Hem de uzun süredir. Zaten kimse de anasından doğma bu işe başlamadı. Tecrübe diyorlarya, işte bizim de buna ihtiyacımız var. Konuyu ordan oraya atlatabilirim çünkü agresif bir tavırdayım şu holivud filmlerine ağzının suyu akıp bizim uğraşıp didindiğimiz filmlerimize burun kıvıranlar yüzünden.
Sinema bir kültürdür değil mi? Kimse çıkıp da diyemez ki bizim son filmimiz ilk filmimiz kadar güzeldir, hoştur.

Uzun süre sonunda ortaya çıkacak bu işler, ama gelip emekleyen çocuğa bir tekme sallarsanız o çocuğun yürümesini de beklemeyin arkadaşım. Hadi ha gayret demeden, karşısında değil yanında olmadıkça hiç bir halt olmayacak. Yok yani bizde okuldan atıldıktan sonra dönüp teoremleriyle çağ açan feylesoflar bilim adamları. Çağ açtılarsa da köstekler sonucunda yapmadılar bunu. Yanında duracaksın yanında.

Elin entel dantel geçinen adamı kendini beğenmiyor bak bak. Al sen çevir filmi desen ne derki susar mı acaba, yok yok bulur bir cevap, bulacak, mecbur çünkü buna, entel o kendi kabuğunu beğenmiyor sorunsallarla uğraşıyor. Hay Allahım.

Neden böyle yapıyorlar acaba? Neden Polat (hayran olduğum için değil sadece bir örnek) iki tane israilli barzoyu yere serince küfür etmekten beter ederler de yıllardır çak norrisin efsanelerini hayranlıkla orda burda kült diye anlatırlar? Hadi diyelim Polat değil de Cüneyt abimiz olsun konu. Arkadaş bir tramplen neden bu kadar baş belası olur. Nasıl becerebiliyor bunu tramplen? Pardon bizim entel avanaklar? Yoksa bizim entel avanaklar tramplen mi ?!
Bir yabancı sinema başında bizim bu arkadaşlar yine yorum yapıyorlar. Dünya istalaya uğruyor, holivud ise mecburen emerikadır bu dünya. Aslında buraya kadar her şey normal. Ben de olsam kendi ülkemi alırım konuya, bin tane film çeksem bin tanesi de Türkiye olur. İyi kötü farketmez. Neyse efendim filmde istilacılar ingilizce konuşurlar (sanırsın ilkokul 1’de uzaylılar ingilizce öğreniyor, ama bir dakika onlar çok zeki internetten öğrenebiliyorlar dili) animasyondan efektlerden artık durdurak bilmeyen bir koşuşturma başlar, bizimkiler yine ağızlarının suyu aka aka “vay beeeaa adamlar film yapmış abi” derler. Tamam desinler, karışmıyorum. Peki neden gelip (yine kv örneği vereceğim) iki tane israil askeri Türkçe konuştuğunda ağızla beraber farklı yerleriyle gülme girişiminde bulunuyor bu arkadaşlar? Gülmeyin oranızla buranızla neresinin ağzınız olduğunu karıştırıyoruz. Saygı duyun, orada milletin izlediği bir yapım var, izlemesende azıcık saygı. Yani size göre respekt, cast lidıl bit.

Bizim sinema filmlerini hala turist ömerden kalma efektlerle kalma olduğunu düşünenler var, adam o gün bugündür elini atıp yapıcı yorum yapmak için izlememiş ki filmi. Nerde eksik gedik var onu çıkarıyor karşına, tabi ki okuyan da yönleniyor doğal olarak. Kim dememiştir “Üstad bir film öner onu izleyeyim ya da sinema da ona gideyim” diye ? Basitçe kanıt işte, bu tür konular yönlendirmeye azami derecede açık konular. En son ne zaman gittiniz Türk Sinemasına ? Sen ne zaman gittin demeyin, gittim emin olun çoğuna gittim. Sadece destek olmak için bile gittim, ha bu benle olacak olay değil ama en azından safımı belli ettim. Neyse okuyucu seninle dalaşmak istemiyorum zaten (: Benim derdim bu entelinyo arkadaşlarla. Sinema filmi izlerken alt dudağı sarktıkça sarkan of püf demekten filmi izleyemeyen ancak ve ancak yabancı bir sinema olduğunda gözlüklü ve atkısı kişiye has bağlanmış insan tavırlarına girenlere. Seninle derdim yok emin ol.

Yakında bir film çıkacak. Fetih 1453 . İşte bu film çağ açacak çağ. Sadece bir kez değil bir çok kez gitmeye kararlıyım bu filme. İnternetten indirip izlemek yerine 5-6 lira daha verin gidin filme. Olmadı ben göndereceğim paranın yarısını, pazartesi perşembe de bilet indirim şifreniz benden bak çok samimi söylüyorum. Sadece iletişime geçin yeter (abartmayın en fazla 3-4 kişiyi karşılayabilirim (: ).

Gidin arkadaşlar gidin, gitmezseniz olmaz büyümez bu sektör vallahi diyorum bak. Daha çok salyalı görürüz ortalıkta, abicim o bari yabancıya gitmesin kendi filmimize ağzımızın suyu akarken bakalım. Kötü de olsa iyi deyin şu filmlere, en necasetten filmi bile oskar adayı yapan adamlara inat, emerikan askerinin müslüman adamları öldürürken çekilmiş filmi oskar alıyor! Bırakın artık dışardan yönlendirilmeyi, oskarını moskarını. Filmi kendiniz seçin, demeyin kimseye bana film öner diye. İzleyerek öğrenin ama kimseye film önermeyin. Kritiğinizi kendiniz yapın, fikirleriniz size ait olsun ki başka bir arkadaşınızla bir yoruma katılırken neden katıldığınızı ya da katılmadığınızı kendiniz belirleyin. Lütfen. Boykot edin demiyorum, sürekli yemek yerine biraz olsun üretelim. Elle tutulur gözle görülür şeyler üretmekten bahsetmiyorum. Kendi yorumumuzu üretsek bile kâr. Biraz olsun.

Sıkmadım umarım. Yazdım ama bu sinema kültürüm olduğunu göstermez, bunları görmek için sinema kültürü olmasına gerek de yok heralde. Sadece bir kaç öneri olarak görün bunları, haddimi aştıysam affola.

Kolay gelsin.

Michael arkadaşıma selamlar.

Bu arada Fetih 1453 Fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.

One thought on “Bizim Sinema Sektörümüz Üzerine”

  1. teknoloji says:

    bende hala ön yargılarımı yıkamadım yahu, Türk filmi deyince aklıma gerçektende eski filmler geliyor, Türk filmlerinde entrika aşk hat safhada, uzattıça uzatıyorlar bişeyi. bel ki de onun için sevmiyorum. bilemiyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir