İzlediklerim The Walking Dead

Dizi izlemeyi pek seven birisi değilimdir. Bunun sebebi her seferinde aynı temayı işleyen dizilerden bıkmış olmam. Ne bileyim biraz farklı olsa, yapılmamışı yapmaya çalışsalar en azından çalışsalar yine izlerim ancak yok bizde öyle diziler yapımlar. Hiç yok değil ama şu son bir kaç yılda elle tutulur gözle görülür işler çıkmaya başladı ortaya. Umarım devamı gelir. Bizimkiler bu işi öğrenene kadar biraz yurtdışı kaynaklı takılayım dedim ve bir kaç dizi izlemeye başladım.

Hele bir de öğrenciyseniz sınavlar sonrasında uzun uzun boş vakitlerinizde izleyecek diziler aramaya başlarsınız. O geceler hiç bitmez, dolduracak bir şeyler lazım. Batak, king, okey nereye kadar ama (:

Hey Rick!

Arkadaş tavsiyeleriyle dizi seçimini pek sevmem. Parfüm gibi, o beğenir ben beğenmem. Sonuçta kişisel kriterler söz konusu. Neyse efendim “The Walking Dead” adlı diziye sardım. Diziyi izlemeye başladığım zaman hem iki duyguyu birden yaşadım. Biri sevinç (tam aradığım tarzda bir kurgu ve görselliğe sahip olmasından dolayı) diğeri ise üzüntü (bu tür diziler acaba uzun sürer mi ki düşüncesi). Sonuçta sürekli zombi görmek bir yerden sonra aşırı sıkmaya başlar ve izlemeyi bırakırım diye düşünmüştüm. Tek baharat adamı bozuyor hesabı. Tamamen yanılmışım. Frank Darabont bu işi harika çevirmiş. Çeşni olmuş ve tat katmış. Makyajlar, atmosfer, yoğunluk ve daha çoğu faktör.
Konuyu açayım biraz. Malum izleyecek olanlar için gidişata fazla girmeden iki sezonu ayrı ayrı yazacağım.

1. Sezonda şerif yardımcısı Rick, silahlı çatışmada vuruluyor. Hastaneye kaldırılıyor. Gözlerini açtığında hastanede tek başına olduğunu anlaması uzun sürmüyor. Nedeni henüz bilinmeyen bir salgın sonucu şehir boşaltılmış ve yer yer zombi “walker” istilası altında. Durumu hafiften idrak ettikten sonra aklına ailesi geliyor ve kurtuldukları ümidiyle oğlu Carl ve eşi Lori’yi aramaya koyuluyor. Tabi ki ulaşması için kana susamış zombileri aşması gerek. O ara Lori’ye neler oluyor neler anlatmayım, kahpe kadın prison break’te de sevmemiştim zaten.

Karakterlerden bazıları, Glenn -adamım

2. Sezonda ise bir araya gelen aile ve diğer kahramanlar ile yola devam eden ekip ve hedefe ulaşma aşamasında yolda karşılaştıkları olaylardan bahsediliyor. Rick ekibin başında ve insanların geleceği için zor kararlar almak zorunda. Açık açık söyleyeyim bacaksız Sophie’yi aramakla geçiyor 3-4 bölüm.

İlk sezon bazı sebeplerden dolayı 6 bölüm sürdü. 6 bölüm sonunda ikinci sezonu beklemek gerçekten heyecan vericiydi. Şimdi ise 2.sezon 7.bölümden sonra iki buçuk aylık sezon arası verildi.

İlk aşamada projeyi mini dizi olarak bitirme kararıyla yola çıkmış ekip ama alınan olumlu tepkiler ve istekler üzerine uzun bir dizi yoluna girmişler ki iyi de etmişler hani.

Size tavsiyem bölümleri teker teker izleyin ve biraz ara verin, yoksa benim gibi bir oturuşta 5 bölüm izleyebilirsiniz ki bu da sonradan size “keşke yavaş yavaş izleseydim hemen bitmeseydi” dedirtebilir.

Neyse efendim izleyecek olanlar için iyi seyirler diliyorum. Başka bir zamanda başka bir diziyle görüşmek üzere.
Kolay gelsin. – Çabuk mu bitti ne ?

Kenan CANOL

Google sayfama göz atabilirsiniz.

You may also like...

2 Responses

  1. Oğuzhan Aslan dedi ki:

    Walking Dead candır can 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir