Kabadayı Film Replikleri

Ne diyeyim hala etkisi sürüyor bendeki. Usta oyunculuk, kaliteli bir yapım. Türk sinemasının böyle filmlere ihtiyacı var ancak izleyen az yeren çok. Genel yargı; Biz yaparsak kötü olur ama amerikalılar uzaylıları ingilizce konuşturur vay be adamlar film yapmış. Hay ben sizin çanağınıza tüküreyim. Neyse bu konuda bir yazı yazacağım zaten. Bu arada karakterleri kısaca şöyle sıralayayım. Ali Osman : şener şen (kabadayı) Sürmeli : rasim öztekin (efemine karakter)  Devran : kenan imirzalıoğlu (mafya) Murat : ismail hacıoğlu  (ali osmanın oğlu)

***
Haco : Su uyur düşman uyumaz.
Ali Osman : Uyumuyorlar zaten, hepsi mezarda.
***
Fedai : Teomanla hesabı kapattık.
Murat : Öldü mü ?
Fedai : Öldü. Aslında sende ölüsün ama henüz bunu bilmiyorsun.
***
Murat : İçeriye silahla nasıl girdiniz ?
Ali Osman : Ne silahı ? Biz silah taşımayız.
Murat : Ya üzerinize gelselerdi ?
Ali Osman : Gelebildiler mi ?
***




***
Ali Osman : Daha mahkeme kapısına varmadan yok ederler adamı.
Dinlerler mi seni ?
Murat : Belki seni dinlerler. Ne de olsa eski mafyasın.
Ali Osman : Ne dedin sen ?
Murat : Mafyasın dedim. Anlaşırsınız.
Ali Osman : Ne diyorsun ulan sen. Ağzını topla, ağzını.
Kim söyledi sana mafya olduğumu ? Ben mafya değilim. Hiç bir zaman olmadım.
Benim arkamda polis yoktu, milletvekilim yoktu. Ben ne uyuşturucu, ne silah, ne fahişe sattım.
Ben işimi tek başıma gördüm. Düşmanlarımla tek başıma hesaplaştım. Ve yaptığım herşeyin bedelini ödedim.
***
Ali Osman : Senin silahında mermi ters dönmüş evlat. Dikkat et kendini vurmayasın.
Delikanlı adam yol yordam bilir. Raconda sığınanları teslim etmek gibi bir şey var mıdır ? Duydun mu hiç ?
Bak Devran efendi. Sen beni tanımazsın. Ben arkamda çok ceset bıraktım. Çok aileyi ağlattım.
Bir sürü bela herifin ciğerini gözümü bile kırpmadan söküp aldım. Cesetleri çoktan çürüdü.
Bunların bir kısmı bilinir, bir kısmı bilinmez. Sonunda bir şeyler oldu ve ben silahı bıraktım. Tövbe ettim.
Uzun zamandan beri beladan uzak, sakin bir hayat yaşıyorum.
Yalnız, biliyor musun ? Ben hastayım, bu hastalık şey… Unutuyorsun. Herkesi, herşeyi unutuyorsun.
Kafanda ne varsa silinip gidiyor, sıfır oluyorsun. Bu ne demek biliyor musun ?
Devran : Anlatırsan, anlarım.
Ali Osman : Şu demek. Seni şuracıkta gebertsem, zerre kadar vicdan azabı çekmeyeceğimi biliyorum.
Çünkü yeminimi unutacağım. Seni unutacağım. Silahımı nasıl beynine dayadığımı, nasıl tetiği çektiğimi, o sefil beyninin nasıl dağıldığını asla hatırlayamayacağım.
Yani benim açımdan artık tövbe diye bir sorun yok.
***
Sürmeli : Nafile uğraşma, aslanım. Senin sertliğin bana sökmez. Niye biliyor musun ?
Devran : Niye ?
Sürmeli : Bendeki g.t hiçbirinizde yokta ondan.
***
Ali Osman : Zaten biz yokmuşuz. Cesaret yokmuş. Yiğitlik, mertlik yalanmış. Ölümüne arkadaşlık, dostluk filan palavraymış. Racon bitmiştir.4’ünüzü toplasan bi sürmeLi etmez
***
Devran : Yeter, yüzüme vurma. Karaca beğenmeyecek beni. Zaten bu halimi de pek tutmuyor ya.
***
Ali Osman : Eğer bu alemde Ali Osman’a meydan okuyacaksan, onun kaç tabanca taşıdığını bileceksin.
Devran : İyi, kulağıma küpe olsun.
***
Bizler eceli ile ölmeye karar verenler, kurşunla ölenlerin şeferine içiyoruz.
Keskin bıçak en çok sahibini kesermiş.
Bana Ceylan Kuzu’yu söylerdi, bütün yaralarım geçerdi.
Adam olmak için diploma şarttır.
Kural belli : Çuvallamayacaksın.
Sana yapılanı yapanın yanına koymayacaksın.

Kenan CANOL

Google sayfama göz atabilirsiniz.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir