Gılgameş ve Türkler Yazı Dizisi – 1

“Arkeoloji bakımından, dil bakımından, efsaneler bakımından, yer adları bakımından yapılan araştırmalar gösteriyor ki, Anadolu binlerce yıldır Türk vatanı…” böyle diyor Muazzez İlmiye Çığ. Bu durumu Avrupalı Devletlerce ve bu topraklarda yaşayan bazı çevrelerce kabullenilmemektetir.  Dünya medeniyetinin kurucusu olarak yazıyı bulmaları itibariyle Sümerler gösterilmekte ve yapılan araştırmalar sonucu Sümerlerin Türk Boylarından biri olduğu ortaya çıkmaktadır.

Muazzez İlmiye Çığ, Prof. Dr. Osman Nedim Tuna, Prof.Dr. Atakişi Celiloğlu Kasım gibi değerli Türk araştırmacılarımız bu konuyla ilgili eserlerinde Sümerlerin Türklüğünü ortaya koymuşlardır. Bu durum sadece Türk araştırmacılar tarafından kanıtlanmış değildir.

1842 – 1854 yılları arasında Mezopotamya’daki araştırmalar sonucu bulunan dile ünlü Dil Bilimci Prof.Dr. Jules Oppert İskitçe demiştir. Fakat daha sonra 1869 yılında bu dile Akadların verdiği ismi vermiş ve Sümerce demiştir. Sümerlerin kullandığı dilin Türkçe olduğunu Prof. Dr F. Lenormant ve Prof. Dr. Fritz Hommel de ortaya koymuştur. Prof.Dr. Fritz Hommel “200 Sümerce – Türkçe kelime karşılaştırması” isimli eser yayınlamıştır ve Sümercenin Türk dili olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmalar sonucu Sümercenin de aynı Türkçe gibi bitşik/eklemeli bir dil olduğu ortaya çıkmıştır.

Sümerler kendilerine Kenger/ Kangar adını vermektedirler. Sümer adı Akadlar tarafından O’nların oturdukları bölgeye verilen bir addır. Türklerde de Kenger adında bir Türk Boyu vardır ve günümüzde de bu boy varlığını sürdürmektedir. Ayrıca Sümerlerin kurduğu şehirlerden birinin isminin “Kiş” olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde de “Kiş” adında yer adları bugün Anadolu’nun birçok yerinde bulunmaktadır. Türklerin en büyük özelliklerinden biri de gittikleri yerlere önceden yaşamış olduğu yerlerdeki yer isimlerini götürmeleridir. Bu gelenek günümüze kadar da böyle süre gelmiştir.

Bu benzerlikler Batı tarafından bilinmesine karşın bir türlü kabul edilememiştir. Anadolu’nun binlerce yıldır Türk Yurdu olduğunun ve de yazının Türkler tarafından icadının kendileri tarafından kabul edilir bir yanı hiçbir zaman olmamıştır. Kompleksli Batıya çalışmaların artması neticesinde bu durumu istemeye istemeye de olsa kabullendirilmelidir. Biz Türk evlatları olarak bu gerçekleri daha iyi araştırıp tezlerimizi güçlendirip Dünya medeniyetine sahip çıkmaya çalışanların karşısına çıkmalı ve bu gerçekleri kabullendirmeliyiz. Yıllardır medeniyetten yoksun göçebe bir millet olarak Dünya’ya tanıtılmaya çalışıldık. Kendi insanımız bile bu durumu böyle bildi. Yeni araştırmalar gösteriyor ki Türkler Dünya medeniyetinde bir mihenk taşı durumundadır.

Ulu Önder Atatürk bu durumun ilk farkına varan ciddi araştırmalar yapan ve bu tür araştırmaları destekleyen Türk büyüklerimizdendir. Atatürk Güneş-Dil Teorisini öne sürmüş ve tüm dünya dillerinin Türkçe’den doğmuş olduğu iddiasında bulunmuştur. Yine Ulu Önder; Yunanlıların Türkleri Anadolu’da işgalci gibi göstermeye çalışmaları, Türkleri bu bölgeye sonradan geldiklerini ve işgalci durumda olduklarını iddia etmeleri üzerine Türklerin Anadolu’daki atalarının Sümerler ve Etiler( Hititler ) olduğunu araştırmalar ışığında ileri sürmüştür. Bu doğrultuda Sümerbank ve Etibank Atatürk emriyle kurulmuştur. Bu sayede, bu toprakların atalarımından bize yadigâr kaldığını tüm dünyaya duyurmaya çalışmıştır. Araştırmaların daha da geliştirilmesi için Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Sümeroloji bölümünü kurdurmuştur.

Turgut Buğra AKDOĞAN

Gılgameş ve Türkler Yazı Dizisi – 1

Kenan CANOL

Google sayfama göz atabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir