HTC One Vs LG G2

Belli bir süredir telefonları araştırıyorum, nasıl bir telefon alacağıma karar verebilmek için. başlarda işim oldukça zordu sadece seçeceğim telefonun dış görünüşü hakkında yorum yapabiliyordum. Zaman geçtikçe biraz daha detaya indim fakat yinede yeterli bilgi sahibi olmadığımı düşünüyorum.

Telefon araştırmaya şu anda sahip olduğum Nokia serisinden başladım. Zamanın harika telefonlarından olmasa da kullanış ve hafıza bakımından sevdiğim Nokia 5800 expresmusic sahibiyim. O yüzden Nokia serisi ilk tercihim oldu. İlk gözüme çarpan arayüz değişikliğiyle Nokia Lumia serisi oldu. Standart ve bir o kadarda sıkıcı arayüzünden kurtulmuş ve ekranına eğlenceli bir görünüm kazandırmış. Yinede keskin dış hatlarının verdiği çerçeve görüntüsü benden tam anlamıyla koca bir eksi aldı. Öncelikle dış görünüşe bakmamı yadırgayabilirsiniz ancak takdir edersiniz ki en azından yanımda taşıdığım telefona baktığımda güzel görünmesini isterim.

Nokia’da yaşadığım hayal kırıklığını üzerimde taşırken, arkadaşımın önerisiyle HTC markasına yöneldim. Sanırım en duygusal anım HTC Windows Phone’u görüşüm oldu, şık bir tasarım ele iyi oturuyor kullanış bakımından sorun yok ama gel gör ki her ne kadar özellikleri ikinci planda olsa da yetersiz. Böylelikle aldığım ikinci hayal kırıklığıyla yoluma devam ediyorum. Ancak HTC den vazgeçiyor muyum, tabi ki vazgeçmiyorum. Aşağılardan başlayarak en tepedekine doğru bir araştırmaya giriştim. Ve birincim HTC One. Fiyatı dudak uçuklatıyor, en azından benimkini. Fakat hakkını verir cinsten. Görünüşten geçer notunu aldıktan sonra Özelliklere geçiyorum o da tamam bu seferde arkadaşım başka bir telefonu sunuyor önüme. LG G2 o kadar araştırma uğraş bilgi alış verişi hepsi boşa gidiyor. Nedir bu LG G2? Arkadaşımın (Site yöneticisi oluyor kendisi) tabiriyle kendi bilgisayarından fazla işe yarayan bir alet. Kullanış ve görünüş bakımından ayrı bir tasarım. Sonuç olarak hangisinin olması gerektiğine bir türlü karar veremedim.

Bu arada iPhone al diyen sevgili okurlarımız, bakın bu söylediğim iki telefon HTC One ve LG G2, iPhonu 3 e katlıyor, yok canım olur mu öyle şey demeyin yapıyor. Bu da ekstra bilgi olarak dursun kenarda.

Sonuç olarak bir karşılaştırma yaparsak, iki telefonda Snapdragon marka işlemcileri kullanmasına karşın LG 800 Quad-core 2260MHz kullanmasına karşın HTC 600 Quad-core 1700 MHz kullanıyor. Kamera bakımından LG 13 MP’lik kamerasıyla HTC’nin önüne geçmiş. Kalınlıkları neredeyse aynı olmasına karşın LG daha ince tasarlanmış, 8.9 mm kadar. Bataryasının daha uzun ömürlü olmasıyla LG bir adım daha öne geçiyor(3G açık 900 saate kadar bekleme süresi, HTC’de bu rakam 480 saat ile sınırlı kalıyor.). Yinede telefonunu aktif kullananlar için öğrendiğim kadarıyla her iki telefon içinde 36 saatlik bir kullanım süresi mevcut. Hacimleri neredeyse aynı olsa da görüş bakımından LG daha büyük gözüküyor ayrıca sahip olduğu daha büyük ekranı avantaj yada dezavantaj olarak değerlendirmek güç. Kişinin beğenisine göre göreceli bir durum. Şu ana kadar geride giden HTC’nin de avantajları mevcut. LG’nin 2 katı kadar maximum depolama kapasitesi mevcut (64GB). Kapasiteye önem veriyorsanız bu özellik düşünülebilir. Ayrıca radyo dinlemeyi seven biriyseniz ki ben severim, LG de malesef bu özellik mevcut değil. HTC One’ın bir diğer avantajıda uzun konuşma süresi. 3G ‘de pek fazla bir fark olmasada (HTC 18 saat, LG 17.5 saat) , 2G de ki fark hatrı sayılır miktarda, HTC 27 saat LG 16.5 saat. Buna göre tüm bir günü telefonla konuşarak geçirebilirsiniz. Son olarak LG’nin her ne kadar ekranı IPS Plus olsada ve Super LCD3’ü kullanan HTC yi geçse de, Piksel yoğunluğu bakımından HTC daha önde. Bu şu demek oluyor HTC ile izlediğiniz filmler daha net okuduğunuz yazılar daha keskin hatlı.Son olarak LG G2 alışılmışın dışında tuşlarını telefonun yan taraflarına değilde kameranın alt tarafında konumlanmış. Bu tercih kullanışlı mı değil mi bilemiyorum açıkçası.

Karar vermek güç. İkisi de oldukça kullanışlı ve şık telefonlar ancak tercihiniz hangisinden yana olacak. Ben karar veremedim 🙂

Mustafa Ali Arıkan

1991 yılı Ankara Çankaya doğumluyum. Tek bir şehirde uzun bir süre kalma şansına erişemedim. İlkokul yıllarımı Ankara,Mardin ve Bursa da geçirdim. Lise hayatımı samimim arkadaşlar edindiğim ve hala irtibatı koparmadığım Düzce Fen Lisesinde tamamladım. Şu anda OMÜ Diş Hekimliği Fakültesinde 3. sınıfta öğrenim görmekteyim. Amatör olarak kalecilik yapıyorum, yalnızca Düzce'de kulüp deneyimim olsa da sahaları daha terk etme niyetinde değilim. Ayrıca bir hayvan sever ve onları korumaya çalışan biriyim. Üniversite hayatımı tamamladıktan sonra başarılı bir diş hekimliğinin yanı sıra protez uzmanı olmak istiyorum,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir