Mort-gage derken? Kredi alacaklar için bir kaç uyarı

İnternette şöyle bir gezineyim derken çok güzel ve özenle hazırlanmış bir yazı gördüm. İçerisinde bulunduğumuz durumu nokta atışıyla çok güzel ifade eden bir yazı olmuş. Sonuna kadar okumanızı rica ediyorum.

Mort-gage, Fransızca bir kelime.

Anlamı ise ‘Ölüm Sözleşmesi’.

Mort= Ölüm; Gage=Sözleşme.

Bu krediyi kullananların bir kısmı ‘ölmek’ zorunda.

Yani bazıları borcunu ödeyemediğinden evlerini kaybedecekler.

Niye mi?

Bu bir oyun.

Müzikli sandalyeler diye bir oyun vardır.

Sandalyelerin çevresinde dolaşılır, müzik durduğunda ise herkes oturmaya çalışır.

Lakin sandalye sayısı  yarışmacı sayısından az olduğundan birkaç oyuncu oturamaz ve yarışmadan ayrılmak zorunda kalır.

İşte ‘Mortgage’ sistemi de böyle bir oyundur.

………………………………………………………………………………..

Paranın en az yüzde 90’ı, Koç, Sabancılar gibi özel şahıslara ait bankalar tarafından elektonik ortamda basılır.

Yani bu özel sahışlara ait bankalar size ‘mortgage’ kredisi verdiğinde esasen ‘yeni’ para basmış olurlar.

Lakin istedikleri faizi para olarak piyasaya sürmediklerinden yavaş yavaş tüm halkın malını havadan bastıkları para ile ellerine geçirirler.

Diyelim ki bir adada sadece 5 kişi var ve bunlar saat yapımı için kredi istiyorlar.

Adaya dışarıdan bir adam (bankacı)  geliyor ve  herbirine 100 lira veriyor. Yüzde 25 faiz ile.

Saatçiler 100 liraya saatleri üretiyorlar ve satışa çıkarıyorlar.

Soru 1:

Saatlerin fiyatı en az kaç olmalı?

Cevap:

En az 125 olmalı ki saatçi hem borcunu hem de faizini ödeyebilsin.

Soru 2:

Hatırlanacağı gibi adada para yoktu ve dışarıdan gelen bankacı adaya para getirdi. Şuanda piyasada kaç lira var?

Cevap:

5 kişiye 100 lira kredi verildi ve piyasada toplam 500 lira varoldu.

Soru 3:

Piyasada 500 lira bulunuyorsa  en fazla kaç saat satılabilir?

Cevap:

Saatler piyasadaki mevcut para ile satın alınacaklar. Bir saatin fiyatı 125 olduğuna göre en fazla 4 saat satılabilir.

Soru 4:

5. saatçiye ne olur?

Cevap:

Saatini satamaz ve bankacı saatine el koyar, işini elinden alır.

Mortgage isteyenlere de bu şekilde kredi verilir.

Ama piyasada yeterli para olmadığından herkes borcunu ödeyemez.

Evi elinden alınır ve sokakta kalır.

……………………………………………………………..

İşte böyledir bankacılık sistemimiz.

Bankacı kredi olarak parayı üretir ama istediği faizi piyasaya sokmaz.

Bu durumda insanlar yavaş yavaş bankacı firavunların ağlarına düşerler.

Çünkü tüm borçlular borçlarını ödemek için gerekli olan miktarı bulamazlar.

Bu durumda borçlu ya daha fazla borca girer;

Ya da elinde avucunda ne varsa bankacıya teslim eder.

İşte tüm dünyada devamlı artan borcun nedeni budur.

Yunanistan bu yüzden batıyor.

Ve diğer tüm ülkeler bu yüzden batacaklar.

Bu büyük bir aldatmacadır.

‘Mortgage’ da bunun konut ile ilgili kısmıdır.

Bu sistem öylesine tasarlanmış ki her konut kredisi alanın borcunu ödemesine matematiksel olarak imkan ve ihtimal yoktur.

Tekrar söylüyorum: Her konut kredisi alanın borcunu ödemesine matematiksel olarak imkan ve ihtimal yoktur.

MUTLAKA VE MUTLAKA BİR KISIM İNSAN BORCUNU ÖDEYEMEYECEK VE BORÇ KÖLESİ OLACAKTIR.

Bu, bir halkı aptal yerine koymaktır.

Bu, insanın arzularından istifade edip onları tuzağa düşürmek ve köleleştirmektir.

……………………………………………………………………..

Çevrenize bir bakın.

Devamlı yükselen binalar göreceksiniz.

Eh ne de olsa bankacılar havadan para üretiyorlar.

Veriyorlar ev sahibi olmak isteyenlere.

Parası olmayanlar geleceklerini satıp ev sahibi olmaya çalışıyorlar.

Mütahitler ise parası olmayan halka ev satabilmek için dağa taşa site kuruyorlar.

Yakında patlayacak olan bu balon tüm ekonomimizi sarsacaktır.

Çünkü insanlar geleceklerini satsalar da bunun da bir sınırı vardır.

Zira dünya sonsuza dek varolmayacaktır.

İşte bu sınıra dayanmak üzereyiz.

Bizden uyarması.

Selam ve dua ile.

Yazıyı hazırlayan üstada teşekkürü borç bilirim,

Kaynak

Kenan CANOL

Google sayfama göz atabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir