Taiji Yunus Katliamı

Bu konu tamamiyle size yabancı gelebilir mantıklı olarak. Bize göre dünyanın öbür ucunda meydana gelen ve olabildiğince gizlenmeye çalışan bir olaydan haberiniz olmasını beklemiyorum. Biyografimde hayvan sever olduğumdan bahsetmiştim. Özellikle bu konuya değinme hakkını bana verdiği için kenancanol.com yöneticisi Kenan’a teşekkür ederim.

Geceleri belgesel izlemek benim için bir alışkanlık halini aldım, yine o gecelerden birinde bu belgesele rastladım. Öncelikli olarak Taiji Japonya’da bulunan bir kasabaymış. Yani yine enteresan şeyler Japonların başının altından çıkmış. Değişik geleneklere sahipler, bize kıyasla tabi ki. İzlediğim ve araştırdığım kadarıyla bu uğursuz olarak tanımlanan kasaba yunusların göç yollarının yanında bulunuyor.Yılda 23.000 den fazla  yunus kıyımı gerçekleşen bu kasabada küçük memeliler için tam bir cehennem halini almış durumda. Yunuslar göç yollarından saptırılıp bir koya hapsediliyorlar. Ardından eğlence parklarındaki yunus eğitmenleri gelip yunus alıyor. geri kalanlarda, bitişikteki başka bir koya çekiliyor ve zıpkınlarla tek tek katlediliyor. Koydaki suyun rengi tamamen kırmızıya dönüyor. Zeka açısından insan ırkına yakın bir seviyede olan yunusların hayatına böyle bir eziyetle son veriliyor.

Onlar adına, yani oradaki balıkçılar adına bu olay tam bir besin cümbüşü. Farklı açıdan da bakanlar var tabi ki, mesela balıkçılığın azalmasından biri olarak yunuslar gösteriliyor yunusların balık yemesini bahane ederek, şaka gibi bir bahane. Okyanusun zararlılardan arındırıldığına inanılıyor. Sıkıntılı olan tarafı milyon dolarlar kazandıran bu kar kapısının insan sağlığına olan aşırı derecedeki olumsuz etkisi.

Şahsen yunus balığı ve ya balina eti yemedim, bizim ülkemizde böyle bir etin bulunduğunu düşünmüyorum. Sadece bilgilendirmek ve bilinçlendirmek için zararlı etkilerinden bahsediyorum. Öncelikli zararı civa zehirlenmesi. Ne alaka diye düşebilirsiniz, bildiğiniz üzre civa dünya genelinde bulunan bir element. Şu anda vücudunuzda civanın olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Civa elementinin büyük çoğunluğu da denizlerimizde bulunuyor. Mantık açısından ne kadar çok olursa olsun deniz ve okyanuslarda bulunan civa oranının insan sağlığına bir zararı gözükmez. Ancak deniz ekosisteminin av avcı ilişkisine göre üst seviyelerine doğru gidildikçe biriken civa miktarı artacaktır. Bir nebze üst seviyelerde de yunus balıkları bulunuyor. İnsan sağlığının koruna bilir olması için gıdada bulunabilecek civa miktarı milyonda 0.4 dür. Ancak bir yunus etinde bu oran milyonda 2000’dir. Ne denli tehlikeli olduğuna siz kara verin.

Taiji’de bu orana dikkat edilmesi bir kenara dursun, uluslararası balinacılık komisyonu (IWC) bu tehlikeyi sırf gelirlerinden dolayı görmezden geliyor. Daha doğrusu küçük memelileri koruma altına almıyor ve nedeni de elbette Japonya. Neden elbetteki para.

Koy(The Cove) belgeselini izlemenizi tavsiye ederim.

Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim sağlıcakla kalın.

Mustafa Ali Arıkan

1991 yılı Ankara Çankaya doğumluyum. Tek bir şehirde uzun bir süre kalma şansına erişemedim. İlkokul yıllarımı Ankara,Mardin ve Bursa da geçirdim. Lise hayatımı samimim arkadaşlar edindiğim ve hala irtibatı koparmadığım Düzce Fen Lisesinde tamamladım. Şu anda OMÜ Diş Hekimliği Fakültesinde 3. sınıfta öğrenim görmekteyim. Amatör olarak kalecilik yapıyorum, yalnızca Düzce’de kulüp deneyimim olsa da sahaları daha terk etme niyetinde değilim. Ayrıca bir hayvan sever ve onları korumaya çalışan biriyim. Üniversite hayatımı tamamladıktan sonra başarılı bir diş hekimliğinin yanı sıra protez uzmanı olmak istiyorum,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir