Zamanınızı Kendinize de Ayırın

Hayatımızın hem zihinsel hemde bedensel yorucu stresinden uzaklaşmak için çeşitli alternatifler mevcut. Tabi bu alternatifleri seçerken hangi konuda yorulduğumuzu da bilmemiz şart. Bu yorgunluğu atlatmak ve monotonluğu kırmak adına birkaç fikrimi sizlerle paylaşayım dedim.

Genel olarak kendimden örnekler vereceğim için bu yazıyı örnek almanızı önermiyorum. Daha çok neler yaptığınızı düşünmeli ve ona göre alternatifleri değerlendirmelisiniz. Zevk almanız ayrı bir unsur.

Zamanımın büyük bir kısmını evde geçiririm. Okul saatlerini çıkarırsak neredeyse çoğu zaman öğleden sonra 4 civarı kendime vakit ayırabiliyorum. Ders çalışma sürelerini katmıyorum tabi. Üniversitem pratik derslerim dışında gün boyu zihinsel yorgunluğa neden oluyor. Bende buna karşılık bedenimi yoran hobilere yöneliyorum. Mesela spor yapmak gibi. Yeterli vaktiniz varsa spor hem sağlığınızı düzene sokmanıza yardımcı olacaktır hem de dinç bir vücudunuz olmasını sağlayacaktır. Gün sonu derslerin yorgunluğunu attıktan sonra biraz koşu hiç olmadı yürüyüş yapmakta fayda var. Yok ben vücut geliştireceğim ya da fazla yağlarımdan kurtulmak için spor salonuna gideceğim diyorsanız siz bilirsiniz. Bir dip not spor salonunda yaptığınız hareketleri spor sitelerinden rahatlıkla bulabilirsiniz aynı şekilde hareketleri de evde kolaylıkla yapabilirsiniz ve spor salonları maddi olarak sizi sıkıntıya sokabilir. Zihin yorgunluğuna bulduğum diğer bir çözümümde dans etmek, TV karşısına geçin dans edin ne biliyim ev işlerini yaparken ayağınızla bildiğiniz bir ritmi tutun, düşünmeniz gerekmiyor sizi yargılayan da olmayacaktır, neden dans ediyorsun diye. Öyle soran olursa ki oluyor biliyorum onuda davet edin karşılıklı atın göbeklerinizi, hem stres attırır hem eğlencenizi ikiye katlar 🙂

Pratik günlerimde çoğunlukla bedensel olarak yorulduğumdan dolayı -zihinsel olarak da yoruluyorum ama kıyaslama yapılamayacak kadar azdır- daha çok zihin faaliyetlerine yöneliyorum, bunlardan bana göre en önemlisi bir şeyler okumak. Okuyan bir toplum olmadığımız söyleniyor, haklı olabilirler belki ama katılmadığımı da belirtmeliyim. Kıyaslamaları kitaplar üzerinden yapıyorlar, ancak gün boyu güzel vatanımızın her bireyinin bolca yazı okuduğunu görebiliyorum. Hele öğrenciler okuduğumuz sorunun ders notlarının haddi hesabı yok. Sonra kitap okumada bilmem kaçıncı sıradayız olur böyle şeyler takılmayın. Bir diğer faaliyetim de bir şeyler öğrenmek adına izlemek. Bir dizi ve ya yarışma programlarından bahsetmiyorum, daha çok belgesel. Gereksiz olduğunu düşüne bilirsiniz bu bizim ne işimize yarayacak da diyebilirsiniz. Bu tamamen ufkunuzu genişletme ilgili, bakmakla değil görmekle alakalı daha çok. Tarihi izleyerek öğrenebilirsiniz( sadece izlemek de yeterli olmayacaktır ) , işinizle ilgili güncel konuları izleyerek de öğrenebilirsiniz. Deneyin farkı zamanla fark edeceksiniz.

Zamanınızı neyler ile doldurursanız doldurun, öncelikli olarak zevk almaya bakın gerisi teferruat. Sağlıcakla kalın.

Mustafa Ali Arıkan

1991 yılı Ankara Çankaya doğumluyum. Tek bir şehirde uzun bir süre kalma şansına erişemedim. İlkokul yıllarımı Ankara,Mardin ve Bursa da geçirdim. Lise hayatımı samimim arkadaşlar edindiğim ve hala irtibatı koparmadığım Düzce Fen Lisesinde tamamladım. Şu anda OMÜ Diş Hekimliği Fakültesinde 3. sınıfta öğrenim görmekteyim. Amatör olarak kalecilik yapıyorum, yalnızca Düzce'de kulüp deneyimim olsa da sahaları daha terk etme niyetinde değilim. Ayrıca bir hayvan sever ve onları korumaya çalışan biriyim. Üniversite hayatımı tamamladıktan sonra başarılı bir diş hekimliğinin yanı sıra protez uzmanı olmak istiyorum,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir