İnsan vücudu

En baştan bir takım açıklamalar yaparak olaya hem bilimsel bir giriş yapayım hem de aklınızda bulunan soru işaretlerini henüz sormadan gidereyim.

İnsan vücudu dinamik bir yapıya sahiptir. Yani vücudumuzda sürekli bir değişim sürekli bir süreç söz konusudur. İnsanın bulunduğu ortama adaptasyonunu da sağlayan işte bu önemli süreçtir. Ama, dinamik olması, sürekli bir değişim içerisinde olması demek dengelerden muaf olduğu anlamına gelmiyor tabii ki. Çin felsefesini duymuşsunuzdur, ying ve yang, işte vücudumuzun dengesini de ying-yang a benzetebiliriz, sürekli bir değişim süreç içerisinde ama mutlak ve mükemmel bir denge söz konusu.

Mükemmel bir denge olmasının getirdiği bir çok sorumluluk da var diyebiliriz. (Buradan başka bir konuya atlayacağım). İnsan kendi elleriyle, yedikleriyle içtikleriyle bu dengeyi altüst etmekte rakip tanımıyor, bu denge de bozulunca işte o zaman istenmeyen durumlar ortaya çıkabiliyor ya da istenen şeyler ortaya çıkmakta gecikebiliyor.

Son zamanlarda piyasaya çıkan gıdalara bir bakın, raf ömürlerini uzatmak için bile katılan katkı maddeleri insanların hayatlarıyla oynuyor. Meslek olarak karşılaştığım problemlerden burada bahsetmek etiğe aykırı kaçabilir ama şu kadarını bilmek herkesin hakkı, rafineri olan hiçbir gıda, hatta bu besinlerle beslenen hayvanların ürünleri bile insan sağlığını bir noktada tehlikeye sürüklüyor. Bunun önüne toplum olarak geçmemiz gerekli, aksi bebeklerden, yaşlı insanlara geniş bir yaş aralığında “insan eli” değdiği için bozulmuş gıdaların etkilerini göreceğiz. Bunu size garanti veriyorum, ki şu aşamada etrafınıza baktığınız zaman sadece yeme alışkanlıklarının sebep olduğu olumsuz durumları görebilirsiniz.

Kenan CANOL

Google sayfama göz atabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir